Periodontoloji

Periodontoloji, dişleri çevreleyen kemik ve dişeti dokularının hastalıkları ve tedavisiyle ilgilenen diş hekimliği dalıdır.

Periodontoloji bölümü hangi tedavileri gerçekleştirmektedir?

Periodontolojibölümü,başlangıç tedavisi olan diştaşı temizliğiyle başlayıp, hastalığın şiddetine göre küretaj, flap operasyonları ve estetik dişeti operasyonları dediğimiz mukogingival cerrahiler gibi ileri periodontal tedavileri kapsayan işlemler bütünüdür.

Bakteri Plağı Nedir?

Bakteri plağı yeterli diş hijyeninin sağlanamadığı durumlarda ağızdaki bakterilerin hızla çoğalarak dişlerin üstünde yapışkan ve yarı saydam bir tabaka oluşturmalarıdır. Bir miligram plak 200 – 500 milyon civarı bakteri ihtiva eder. Bakterilerin dişe yapışmasını sağlayan madde sudan etkilenmediği için suyla bakterileri dişten uzaklaştırılamaz. Bakteri plağının içerdiği asit dişle temas ettikçe dişe zarar vererek çürüğe yol açar. Bakteri plağının oluşum noktası genelde dişeti hizasıdır. Bakteri plakları bu şekilde dişetlerine de zarar vererek kanama, iltihaplanma gibi sorunlara yol açarlar.

Bakteri plakları zamanla tükürükle değişime uğrayarak ve sertleşerek diş taşına (tartar) dönüşür. Kahverengi veya sarı renkte olan diş taşları ancak diş hekimi tarafından temizlenebilir.

Bakteri plaklarını önlemek için öğünlerden sonra ve gece uyumadan dişler yeterli süre fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalıdır. Geceleri uyumadan önce yapılacak gargara da faydalı olacaktır.

Hasta dişeti sorunu yaşadığını nasıl anlar?

Dişeti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi, dişeti kanamasıdır. Bunun yanı sıra, dişetlerinde görülen şişme ve kızarıklık,kaşıntı ve kurcalama hissi, bölgesel veya yaygın çekilmeler ve çekilen bölgelerde hassasiyetle de kendini belli eder. Daha ileri durumlarda ise, diş ve diş eti arasından iltihap akışı, dişlerde patolojik migrasyon dediğimiz yer değişikliği, uzama ve sallanmalar gözlemlenebilir. Tüm bu belirtilere kötü koku ve tat eşlik edebilir.

Diş fırçalarken dişetleri kanıyorsa bir sorun var mıdır, bir hekime gitmeli mi?

Diş fırçalarken gelişen dişeti kanaması, dişeti hastalığının en erken ve en önemli belirtisidir. Mutlaka bir dişeti hastalıkları(Periodontoloji) uzmanına gitmek gerekir.

Dişeti rahatsızlıkları başka bir hastalığın habercisi olabilir mi?

Diş eti sağlığı genel sağlığımızın önemli bir parçasıdır. Günümüzde yapılan pek çok çalışma sonucunda şeker hastalığı ile diş eti hastalığı arasında önemli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir .Şeker hastalarında dişetlerinde kanama, ödem ve abse gelişimine yatkınlık gözlenir. Diyabetin yanısıra, kalp hastalıkları ve Akciğer hastalıkları ile dişeti hastalıkları arasında da önemli ilişkiler bulunmuştur. Lökoplaki, Liken planus gibi bazı cilt hastalıklarının ilk belirtilerini diş eti ve yanak mukozasında yaygın kızarıklık ve plaklar şeklinde gözlemleyebiliriz. Ayrıca erken dönemde dişetlerinde görülen tipik eritem şeklindeki yaygın kızarıklık ve kanama, Lösemi gibi bazı kan hastalıklarının belirtisi olabilir.

Pedodonti

Pedodonti, süt dişleri ve ardından daimi dişlerin çıktığı dönemde diş sağlığının korunması, olası problemlerin önlenmesi, ortaya rahatsızlıkların tedavisi ve geleceğe yönelik olarak dişlerin korunmasını sağlamakla uğraşan diş hekimliği dalıdır.

Pedodonti Uygulamaları Nelerdir?

Pedodontinin uygulamaları şunlardır:

  • Çürük gelişimini engelleyici uygulamalar
  • Dişeti (Periodontal) hastalıklarını önleyici uygulamalar
  • Yapısal gelişimsel anomalilerin tedavisi
  • Süt dişleri ve kalıcı dişlerin kanal tedavileri
  • Süt dişleri ve kalıcı dişlerin estetik tedavisi
  • Diş sıkma ve gıcırdatmasının tedavisi

Süt Dişleri Ne Zaman Çıkar?

Süt dişleri bebek 6 -12 aylıkken çıkmaya başlayıp, 24 – 30 aylıkken çıkışları tamamlanır. Toplamda 20 tane olan süt dişlerinin 10’u alt çenede 10’u üst çenede yer alır.

Kalıcı Dişler Ne Zaman Çıkar?

Kalıcı dişlerin çıkması 5-6 yaşlarında 1. büyük azı dişinin sürmesiyle gerçekleşir yaklaşık 20 yaşlarında tamamlanır. Toplam 32 tane olan kalıcı dişlerin 16’sı üst çenede, 16’sı alt çenede yer alır. Kesici, köpek, azı ve yirmi yaş adı altında dört gruba ayrılır.

İlk Diş Muayenesi Ne Zaman Yapılmalıdır?

Bebekler ilk diş sürmeyi takiben (6-12. aylar arası) ilk diş muayenesine götürülmelidir. Sonrasında altı ayda bir yapılacak kontrollerle diş gelişiminin sağlıklı olması sağlanır.

Biberon Çürüğü Nedir?

Biberon çürüğü uyumadan önce ve/veya uyku esnasında biberonla içilen sütün ya da tatlandırılmış emziklerin ağızda kalmasıyla ortaya çıkar.

Kalan sütün içerdiği şeker dişlerde lekelenmelere ardından çürüklere yol açmaktadır.

Biberon Çürüğünü Engellemek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Biberon çürüğü daha büyük sorunlara yol açabileceğinden ve bebeklerde çürük tedavisi zor olduğundan biberon çürüğü oluşması önlenmelidir. Bunun için:

  • İlk süt dişleri çıkmaya başladığında (6-12 aylar arası) dişlerin hijyeni sağlanmalıdır. Temiz ve hafif nemli bir gazlı bezi işaret parmağına sararak dişler temizlenebilir veya parmak fırçası kullanılabilir.
  • Bebeğin biberonla, anne memesinde tutularak ya da tatlandırılmış emzikle uyutulması 1 yaş dolaylarında mutlaka kesilmelidir.
  • İlk süt dişinin çıkmasıyla bebek ilk diş muayenesine götürülmeli daha sonra 6 ayda bir takip yapılmalıdır.
  • 2-4 yaş arasında diş hekiminin önerdiği bir diş macunu ile ya da diş macunu kullanmaksızın dişlerin fırçalanması gerekir.
  • Süte doğal da olsa tatlandırıcı katılmamalıdır.

Çocuklarda Uygulanan Diş Koruyucu Yöntemler

Çocuklarda uygulanan diş koruyucu yöntemler şu şekildedir:

1) Fissür Örtücüler (FissürSealantlar)

Fissür örtücüler azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerindeki girintileri kaplamak için kullanılan şeffaf ya da beyaz sıvılardır. Girintilerin üstünün kaplanmasıyla bu yüzeylerde çeşitli artıkların birikimi ve buna bağlı oluşan çürükler önlenir. Fissür örtücülerin azı dişleri çıkar çıkmaz kullanılması son derece faydalı olacaktır. Ağrıya neden olmayan bir işlemdir. Eğer düşerse kolaylıkla yenilenebilir.

2)  Florür Vernik (Florür Cila) Uygulaması

Jel, köpük ya da cila şeklinde olan florür vernik sayesinde dişin mine yapısı güçlendirilir. Dişe sürülerek uygulanır. Yaş olarak 3 yaş civarında yaptırılabilir. İşlemden sonraki ilk dört saatte sıcak ve sert gıdalar ve içecekler alınmamalıdır. Yine sistemik olarak florür uygulaması yapılabilir. Bunun için içme suyuna ya da süte florid eklenebilir ayrıca pastil, tablet, damla formlarında da kullanılabilir. Sistemik uygulama hekimine danışmadan yapılmamalıdır.

Çocuklarda Uygulanan Diş Tedavileri

Süt Dişlerine Yapılan Kanal Tedavisi

Pulpaya (diş sinirine) uzanmış çürüklerde süt dişlerine mutlaka kanal tedavisi yapılmalıdır. Çocuklardaki kanal tedavisi malzemeleri özel olup, daimi dişin gelişimine engel olmazlar. Süt dişlerinin çekilmesi kalıcı dişlerin çıkışında sorunlara yol açacağından kanal tedavisi ve dişin korunması büyük önem taşır.

Dolgu ve Kron Uygulaması

  • Metal Esaslı Dolgu (Amalgam Dolgu)

Eğer yaygın diş çürüğü varsa tercih edilirler. Kısa sürede uygulanabilirler. Malzemenin içerdiği civa zararsız miktardadır. İşlemden sonraki 24 saat süresince dolgu yapılmış taraf kullanılmamalı, sert gıdalardan uzak durulmalıdır.

  • Plastik Esaslı Dolgu (Beyaz Dolgu/Kompozit Dolgu)

Diş rengindedirler, metal esaslı dolgulara nazaran yapımları daha uzun sürse de dişte hassasiyete yol açmamaları avantajlarıdır.

  • Metal kronlar

Paslanmaz çelikten oluşan metal kronlar ancak çürüklerin çok derin ve fazla olduğu, diş dokusunun yetersiz kaldığı durumlarda uygulanırlar. Süt dişlerinin daimi dişlerden daha küçük ve mine tabakalarının ince olması nedeniyle kronlar dolgulardan daha fazla tercih edilirler. Uygulamayı takiben hafif ağrı olabilir, bu durumda ağrı kesiciler yeterli olur. Bu uygulama süt dişlerinin dökülmesinde gecikme yapmaz ya da probleme yol açmaz. Günümüzde metal kronların dışı porselen kaplı ya da komple zirkonyum olan çeşitleri de bulunmaktadır.

Süt Dişlerinin Çekilmesi

Süt dişlerinin çekilmesi ancak tüm tedavi olanakları tükenmişse ya da daimi dişlere zarar verecek derecede ciddi bir enfeksiyon mevcutsa gerekli olur. Bunun dışında daimi dişlerin sağlıklı bir şekilde çıkabilmesi için süt dişlerinin ağızda korunmaları çok önemlidir. Çekim kararından önce radyolojik bir değerlendirme şarttır.

Süt dişi çekildikten sonra kalıcı dişlerin rahat çıkabilmesi için süt dişinin boşluğunun korunması gerekir. Bu sayede kalıcı dişin yeri daralmaz. Bu amaçla tutucu aparatlar kullanılır. Eğer tek diş çekilmişse sabit yer tutucu, birden fazla diş çekilmesi durumunda hareketli yer tutucu takılır. Sabit tutucuyu çocuk kendi çıkaramazken, hareketli tutucuyu kendi takıp çıkarabilir. Daimi dişlerin çıkmaya başlamasıyla diş hekimine kontrole giderek sağlıklı bir şekilde çıkıp çıkmadıkları takip edilmelidir.

 

Ortodonti

Diş hekimliğinde çene, diş ve kafa kemiklerinin bozukluklarının, çarpıklıklarının yani anomalilerin saptanması, ilerlemesinin engellenmesi ve düzeltilmesiyle ilgilenen alana ortodonti adı verilir.

Genellikle diş teli takılan bölüm olarak bilinse de tedavi alanı çok daha geniştir. Cerrahlarla iş birliği yapılarak gerçekleştirilen Ortognatik Cerrahi de ortodontide önemli yer tutar.

Ortodontik tedavi ile hem fonksiyonel iyileşme hem de kişinin sosyal yaşamında kendine güveninin gelmesi sağlanır.

Ortodontik Bozuklukların Nedenleri

  • Genetik yatkınlık
  • Travmalar (çarpma, düşme gibi)
  • Ağızdan solunum
  • Parmak emme
  • Dudak, dil emme
  • Uzun süre biberon, emzik kullanma
  • Yatık damak, yarık dudak gibi konjenitalanomaliler
  • Diş gıcırdatma, düşme veya çarpma gibi travmalar
  • Müdahale edilmemiş bademcik, geniz eti hastalıkları

Ortodontik Muayeneye Ne Zaman Gidilmelidir?

Ortodontik muayene gecikilmeden yapıldığında çok daha verimli ve etkin bir tedavi sağlanır. Bu nedenle çeneyle ilgili sorunlar için çocuklarda ergenliğe girmeden önce (10 yaş civarı) muayene ve tedavi önerilir. Yine çeşitli gelişim bozukluklarının erken saptanması ve önlenmesi açısından 5 yaş civarında muayede önem taşır. Ortodontik tedavi (diş teli) için yaş sınırlaması bulunmamaktadır.

Ortodontik Tedavi Türleri

Ortodontik tedavi koruyucu, önleyici ve sabit ortodontik tedavi olarak üç ana bölümde incelenir.

Koruyucu Ortodontik Tedavi

Koruyucu ortodontik tedavi ileride ortaya çıkabilecek ortodontik sorunları önceden saptar, ilerlemesini önler, gelişimi düzene sokar. Eğer süt dişleri erken dökülmüşse yerine gelecek daimi dişlerin sürülmesinde problemler yaşanır, diş bozuklukları ortaya çıkar. Koruyucu ortodontik tedavi ile erken dökülmüş süt dişlerinin yerini koruyan yer tutucular kullanılarak kalıcı dişlerin düzgün şekilde çıkması sağlanır. Çürük dişlerin tedavisinin yapılması da bu tedaviye dahildir.

Önleyici Ortodontik Tedavi

Diş gelişimini bozan parmak, dudak, dil emme, anormal yutkunma gibi davranışlar sonucu gelişebilecek problemleri önlemek ve kalıcı dişlerin düzgün çıkmasını sağlamak amacıyla uygulanan tedavi önleyici ortodontik tedavi kapsamına girmektedir. Böylece yüz, çene, diş malpozisyonları önlenir, giderilir. Hareketli aygıtlar kullanılarak tedavi gerçekleştirilir.

Sabit Ortodontik Tedavi

Sabit ortodontik tedavi kalıcı dişler çıktıktan sonra yapılır. Yaklaşık 18-36 ay arası sürebilir. Hasta tarafından değil hekim tarafından takılıp çıkarılabilen braketler ve bunların arasından geçen teller kullanılır. Hastanın durumu dişlerin iç yüzeylerine yapışan braket kullanımına uygunsa dışarıdan görünmeyebilirler.

Braketler ve Diş Telleri

Hastanın durumuna göre kullanılan farklı braket türleri şöyle sıralanabilir:

Metal Braketler

Metal braketler en çok kullanılan türdür. Paslanmaz çelikten üretilirler. Ekonomik oluşları br avantajdır. Teli tutturmak için kullanılan lastikler tercihe göre renkli ya da renksiz olabilir.

Lingual Braketler

Özellikle estetik açıdan tercih edilir. Dişlerin durumu uygunsa dişlerin arka yüzeylerine takılarak diş tellerinin görünmez olması sağlanır.

Safir Braketler

Şeffaf ve sağlam braketlerdir. Estetik oluşları avantajdır ancak lekeyi daha çok gösterirler.

Seramik Braketler

Yakından bakılmadıkça fark edilmesi zor olan, yarı saydam malzemeden üretilmiş, estetik braketlerdir. Lekeyi daha fazla belli ederler.

Invisalign ( Diş Telsiz Ortodonti Tedavisi )

Invisalign tedavi, kişiye özel hazırlanmış şeffaf plakların dişe geçirildiği, tel kullanılmayan ortodontik tedavi türüdür. Dişler yavaş yavaş hareket eder. Estetik açıdan tercih edilir. Tedavi süresince günde en fazla bir iki saat civarı çıkarılır.

Pekiştirme Tedavisi

Diş telleriyle tedavi tamamlandıktan sonra dişler yeniden eski pozisyonlarına dönmeye meylederler. Bunu önleyerek dişlerin tedavi sonrası pozisyonlarını korumak için pekiştirme tedavisi yapılır. Bunun için dişlerin arka tarafına yapıştırılan sabit ve görünmeyen apareyler ya da hastanın kendisinin takıp çıkarabildiği hareketli apareyler kullanılır. Pekiştirme tedavisi genellikle asıl ortodontik tedavi sürecinin yarısı kadar bir süre devam eder.

Ortodontik Tedavi Süresince Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ortodontik tedavi (diş teli) sabır ve hasta uyumu gerektiren bir süreçtir. Bu süreçte özellikle;

  • Sert gıdalar ısırmak yerine küçük parçalar halinde kesilerek yenilmelidir.
  • Ağız hijyeni optimum düzeyde sağlanmalıdır. Her öğünün ardından dişler fırçalanmalı, diş fırçası bir aydan fazla kullanılmamalıdır.
  • Braket ve tellere zarar verecek asitli, şekerli gıdalar ve sert kuru yemişlerden uzak durulmalıdır.
  • Isırırken mümkün olduğunca ön dişler kullanılmamalıdır.
  • Ortodontik tedavisüresince ve sonrasında diş sıkmak veya gıcırdatmaktan kaçınılmalıdır.

Tedaviye hekimin önerdiği süre ve şekilde devam edilmelidir.

Oral Diagnoz

Oral Diagnoz ve Radyoloji

Dişler, dişetleri, bunlarla ilintili hastalıkların ya da ağızda belirti veren sistemik hastalıkların doğru tedavisi için doğru teşhis çok önemlidir. Oral diagnoz ve radyoloji ağız hastalıkları ya da ağızda belirti veren başka hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen diş hekimliği dalıdır.

Teşhis için diş filmleri (dental radyografiler) en etkin yöntemdir.

Diş Filmleri (Dental Radyografiler)

Diş filmleri genel olarak iki gruba ayrılır; birkaç dişi gösteren periapikal radyografi ve tüm dişler ile çene kemiklerinin bütününü gösteren panoramik radyografi.

Periapikal Radyografi

Eğer panaromik radyografide şüpheli bir durum gözlenmişse daha detaylı inceleyebilmek için periapikal radyografi çekilir. Dişlerin birebir boyuta en yakın görüntüsü bu şekilde alınabilir. Burada görüntüleme birbirine komşu birkaç diş ile çevresindeki kemik dokuyu içerir.

Panoramik Radyografi

Panaromik radyografi ile dişlerin tümü, çevresindeki kemik dokusu, çene kemiklerinin bütünü ve gömülü dişler görüntülenir. Bu görüntü aynı anda bilgisayar ekranında izlenebilir. Görüntü üstünde ölçüm yapılabilir. Panoramik radyografi sayesinde dişler ve çenedeki dışarıdan görülemeyen çürük, kist, tümörler ve ileri periodontal hastalıklar saptanabilir. Az sayıdaki implant uygulaması, gömülü dişlerin çekimi için de bu görüntüleme yöntemi tercih edilir.

Bilgisayarlı Tomografi (BT)

3 boyutlu bir görüntüleme tekniğidir. Diğer görüntüleme tekniklerinin yeterli olmadığı çok sayıda implant, büyük kist ya da tümörlerin varlığında tercih edilir. Detaylı teşhis ve ölçümde doğruluk sağlar.

Dental Radyografi Zararlı mıdır?

Günümüzde kullanılan ileri teknoloji cihazlarla ve gerekli korunma tedbirlerinin alınmasıyla maruz kalınan radyasyon dozu çok düşük miktarda olup, dental radyografi zararlı değildir. Gebelerde gerekli olmadıkça çekilmemekle birlikte, gerektiğinde güvenle çekilebilir. Diş röntgeni 0.01 mili rad radyasyon dozuna sahiptir. Bebek üzerindeki zararlı olabilmesi için bu dozun 5 rad’dı aşması gerekir ki bu da ancak binlerce diş filmi çekilerek olabilir.

 

Kemik Grefti

Kemik grefti (çene kemiği tozu) kemik kaybı durumunda kemiğin eksilen kısmını doldurmak için kullanılan kemik parçasıdır. Burada temel amaç dokunun sağlamlaştırılması ve/veya onarılmasıdır. Kişinin kendi kemiklerinden, hayvanlardan ya da sentetik olarak elde edilirler. Implant çevresinde kullanılan miktar genellikle 0,5 cc civarındadır.

Kemik Grefti / Çene Kemiği Tozu Çeşitleri Nelerdir?

Elde edildikleri materyallere göre kemik grefti (çene kemiği tozu) çeşitleri şunlardır;

  • Otogreft

Kişinin kendi kemiklerinden elde edilen grefteotogreft denir. Burada en sık tercih edilen kemik kalça kemiğidir. Yine kaburga, kalça kemiği ve nadiren kafa kemiklerinden yararlanılabilir. Kişinin kendi dokusu kullanıldığı için doku reddi ihtimali çok düşüktür. Kişiler arası hastalık geçişi gibi bir riski bulunmaz. Kişide ikinci bir cerrahi müdahale gerektirmesi dezavantajıdır.

  • Allogreft

Allogreft bir başka insandan alınan kemik dokusuna denilir. Dondurulmuş veya dondurulmuş kurutulmuş olarak bulunurlar. İkinci bir cerrahi müdahaleye ihtiyaç olmaması avantajıdır. Ancak doku reddi ihtimali daha fazladır. Günümüzde çok azalmış da olsa kişiler arası hastalık geçiş riski taşır.

Sentetik Kemik Greftleri

Sentetik kemik greftleri kimyasal olarak elde edilen greftlerdir. Seramik en yaygın türüdür. Hastalık geçişine neden olma riski yoktur. taşıma olasılığı yoktur. Kemik oluşumu için bir çatı oluştursa da kemikleşme için gerekli protein ve hücreleri taşımadığı için bunları içeren kemik greftler ile birlikte kullanılmalıdır. Daha ekonomiktirler.

  • Ksenogreft

Bir canlı türünden alınan kemik farklı bir canlı türünde kullanılıyorsa bu kesenogreft olarak adlandırılır. Genellikle sığırdan elde edilirler.

  • Kompozitgreft

Farklı greft türlerinin kombinasyonu olan greftekompozitgreft denir.

Kemik Grefti Uygulamaları Nelerdir?

Ne tür bir kemik grefti uygulanacağı vakanın durumuna göre değişir.

Çene Kemiğini Genişletme (Kret)

Çene kemiğini genişletme (kret), çene kemiklerinin protez taşıyan bölümleri (kretler) erimişse uygulanan yönteme verilen addır. Burada kemik grefti yerleştirilerek kret yüksekliği veya genişliği arttırılır. Bir de hastanın kemiğine bazı özel aletlerle müdahale edilerek kemiğin yavaş yavaş genişlemesinin sağlandığı distraksiyonosteogenezis yöntemi vardır. Avantajı kemik kendi kendini yenilediği için dayanıklı ve kalıcı olmasıdır.

Sinüs Tabanını Yükseltme

Maksiller sinüsler kafatasında yanağın sol ve sağ tarafında bulunan, göz, diş kökü ve ağız içi ile komşu olan üst azı dişi köklerinin üstündeki boşluklardır. Diş köklerinin bazıları bu boşluklara kadar uzandığı için bu dişler çekilirse maksiller sinüsle ağız arasında ince bir kemik duvarı kalır. Eğer bu kemiğe dentalimplant uygulanacaksa kemiği kalınlaştırmak yani sinüs tabanını yükseltmek gerekir. Uygulamayı yapabilmek için sinüs içi kemik grefti gerekir yani sinüs greftleme veya sinüs boşluklarının bulunduğu alanda kemiği kalınlaştırma (sinüs lifting) yapılır. Ayrıca rehber kemik rejenerasyonu’ veya yönlendirilmiş doku rejenerasyonu yapılarak kemik ve diş etinin rejenerasyonları sağlanır. Sinüs lifting işleminde iyileşme sağlandıktan birkaç ay sonrasında dentalimplant bu kemiğe yerleştirilir.

Sinir Repozisyonu (Yeniden Konumlandırma)

Alt çene ve alt dudağın sinirsel kontrolüyle görevli inferioralveolar sinirin yerinin değiştirilmesine sinir repozisyonu (yeniden konumlandırma) denir. Yaşlanmayla birlikte çene kemiklerinin erimesi ve bu sinirin daha yukarıya kayması sonucu yemek yerken protez üzerinde baskı oluşarak ağrıya ya da uyuşmaya neden olur. Bu durumda operasyonla sinirin yeri değiştirilir.

 

Gülüş Tasarımı

Gülüş tasarımı kavramı kişiye en çok yakışan yani doğal ve yüz ifadesine uygun olan gülüşün sağlanmasıdır. Gülüş tasarımı kişinin sosyal güvenini yükseltir, genç bir görünüm sağlar.

Gülüş tasarımının temel noktası dişlere yapılan müdahalelerdir (dizilim bozuklukları, boy farklılıkları gibi durumların düzeltilmesi, implant uygulamaları gibi). Bunun için kişinin yüz şekli, dişetleri, yaşı gibi bazı temel parametreler göz önüne alınır.

Gülüş İfadeleri

Gülüş ifadeleri alt çeşitleri olsa da 3 temel gruba ayrılır:

  • Çekici Gülüş

Normalde genç bireylerde görülen, Çekici gülüşte ön dişler yan dişlere göre uzundur ve genç kişilerde görülür. Çekici gülüş tasarımında ön kesici dişler yan dişlere göre daha uzun olarak planlanır.

  • Entellektüel Gülüş

Entelektüel gülüş kişiye daha olgun bir hava katar. Bu tip gülüş tasarımında dişler düz bir çizgi üzerine sıralanacak şekilde planlanır.

  • Sportif Gülüş

Sportif gülüş entellektüel ve çekici gülüşün bileşimi gibidir. Kişiye samimi bir ifade verir. Entelektüel gülüş planlanırken kişiye çok genç bir hava vermeden ön kesici dişler yan dişlere göre çok az daha uzun olacak şekilde planlanır.

Gülüş Tasarımı Planlaması

Gülüş tasarımı planlaması öncesinde hasta hekimiyle beklentisini tam olarak paylaşmalıdır. İşlemler sonrası hasta memnuniyeti açısından bu çok önemlidir.

Gülüş tasarımın planlanması şu şekildedir:

  • Radyografik inceleme, panaromik çekim, 3D görüntüleme gibi çeşitli yöntemlerle hastanın ağız ve diş yapısı detaylı olarak incelenir.
  • Hekim hastanın yaşı, cinsiyeti, dişetlerinin yapısı, yüz yapısı ve simetrisini göz önüne alarak bir tedavi planı yapar.
  • Tedaviden önce tasarımın bitmiş şekli maket haline getirilir ve hastanın ağzında gösterilir. Böylece gerekli düzenlemeler yapılabilir.

Gülüş Tasarımında Uygulanan Tedavi Tipleri

  • İmplant Tedavisi

Implant tedavisi kaybedilmiş dişlerin yerine çene kemiğine yapay diş kökü (implant) yerleştirilip üstüne protez takılmasını içerir. Tedavi sonunda hasta diş fonksiyonlarını geri kazanırken estetik olarak da düzelme sağlanır. Tedavi süresi implant sayısı ve çene kemiğinin sağlığına göre değişir (yarım saat ile birkaç saat). Implant yerleştirildikten sonra kemikle kaynaşması ve dokunun iyileşmesi için yaklaşık 3 ay kadar bir süre beklenir. Bu sürede hastaya geçici protez, 3 ayın sonunda da kalıcı protez takılır.

  • Ortodonti Tedavisi

Ortodonti tedavisi alt-üst çene ve dişlerle çeneler arasındaki bozukluklar düzeltilir. Tedavi süresi 1,5 – 2,5 yıl arasında, hastanın yaşı, kullanılan teknik, bozukluğun derecesi gibi etkenlere bağlı olarak değişir.

  • Diş Beyazlatma

Diş beyazlatma çeşitli nedenlere bağlı olarak renk değiştirmiş dişlerin asıl diş rengine uygun olacak şekilde, daha beyaz görünmesi için yapılan işlemdir. Uygulama ağrıya yol açmaz. Dişlerde çürük gibi rahatsızlıkların olması durumunda önce tedavi gerçekleştirilir ardından beyazlatma yapılır.

  • Lamina Porselen Uygulaması

Lamina porselen ya da yaprak porselen doğala çok yakın olduğu ve dişte çok az inceltmeyle yapıldığı için en çok uygulanan estetik işlemlerden biridir. Lamina porselen, dişte 0.3-0.7 mm gibi çok az bir inceltmenin ardından dişe yapıştırılır. İşlem genelde 2-3 seansta tamamlanır. Yaprak porselenler ışığı normal dişe yakın bir şeklide geçirir, renkleri kolay değişmez ve dayanıklıdırlar.

  • Zirkonyum Porselen Kron Uygulaması

Zirkonyum porselen kronlar özellikle ön dişlerde tercih edilirler. Yüksek estetik özellikleri (ışık geçirgenlikleri iyi olduğu için doğal görünürler), dayanıklı oluşları, materyalin sağlıklı ve hassiyet oluşturmaması nedeniyle tercih edilirler. Ekonomik olarak ilk etapta maliyetli görünseler de uzun vadede daha karlı oldukları söylenebilir.

  • Pembe Estetik

Pembe estetik diş etlerine yapılan müdahalelerdir. Uygulanacak yöntem diş etinin durumuna göre değişir.

Bu yöntemlerin belli başlıları; Asimetrik ya da fazla görünen diş eti seviyesinin düzeltildiği gingivoplasti, vücudun kendi yapım mekanizmalarının uyarıldığı rejeneratif yöntem, diş etlerindeki fazlalıkların çıkarıldığı gingivektomi ve botokstur.

Eğer diş etinde herhangi bir hastalık varsa operasyondan önce tedavi edilir.

Dolgu ve Konservatif Diş Tedavisi

Amacı

Diş çürüklerinin temizlenmesi ve oluşan boşluğun (kavite) yapay bir dolgu malzemesiyle doldurulmasıdır. Diş çürüğü günümüzde birden fazla sebebe bağlı olarak diş dokularında oluşan bir hastalık olarak tanımlanmaktadır.

Birçok sistemik hastalık da ağız içinde önemli belirtiler göstermektedir. Örneğin, şeker hastalığında diş eti hastalığı çok çabuk ilerler. Yine ağız içinde sık ve çok sayıda çıkan aftlar, Behçet hastalığının ilk belirtileri olabilir. İşte bu nedenlerle ağız içi hastalıkların teşhisi ve tedavi planlaması ile ilgili ayrı bir ana bilim dalı doğması gerekmiş ve Oral Diagnoz ve Radyoloji bu görevi üstlenmiştir.

 

Diş Çürüğünün Etkenleri

  • Bakteri plağı
  • Karbonhidratlı gıdalar (Şeker, un vs.)
  • Bünyesel etkenler (Dişin yapısı, tükürüğün bileşimi vs.)
  • Zaman (Besinlerin ağızda kalış süresi)

Ağızda bakterilerin oluşturduğu bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişin mineral dokusunu çözer ve dişin minesini bozarak diş üzerinde kavite adını verdiğimiz oyukların oluşmasına neden olur.

Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Diş çürükleri dişin çiğneme yüzeyinde, dişlerin birbirine temas eden ara yüzlerinde veya dişlerin boyun bölgelerinde oluşabilir. Gözle görülebilen yüzeylerde oluşan kahverengilik veya oyukların tespit edilmesi kolaydır. Fakat bu belirtileri oluşturmamış çürüklerde röntgen teşhisi de gereklidir.
Dişin mine dokusunda başlayan çürüme tedavi edilmediğinde dentin dokusuna ilerler. Dentin, mineye göre daha kolay çözünen bir yapıdır ve bu nedenle çürük ilerlemesi hızlıdır. Dentin dokusuna erişmiş bir diş çürüğü olan hastada bir etken sonucu çıkan sıcak, soğuk, ekşi ya da tatlı hassasiyeti olabilir. Bu ağrı, etken ortadan kalktığında geçer.
Eğer ağrı sürekli hâle gelmişse çürük dişin damar-sinir paketinin toplandığı pulpa tabakasına ilerlemiştir ve bunun için de kanal tedavisi gereklidir.

Kompozit Dolgu

Silikondioksit parçacıkları içeren bir plastik karışımıdır.Çeşitli renk seçenekleriyle dişte fark edilmez ve estetik-beyaz dolgu olarak da adlandırılır. Bir dönem sadece ön dişlerde kullanılan materyal, çeşitli yöntemlerle güçlendirilerek arka dişler için de uygun hâle getirilmiştir. Özel bir bağlayıcı ajan kullanılarak dişe yerleştirilen dolgu malzemesi ışık cihazıyla sertleştirilir ve cilası da aynı seans içerisinde yapılır.

Porselen Dolgu

Porselen dolgularda hazırlanan kaviteden ölçü alınır ve laboratuvara gönderilir. Hasta bir sonraki seansa geldiğinde cilalanmış olan porselen dolgu kaviteye yapıştırılır.

Amalgam Dolgu

Gümüş, kalay ve bakır alaşımının %45-50 oranında civa ile karıştırılmasıyla meydana gelir. Çürükten temizlenen kavite amalgam dolgu malzemesi ile doldurulduktan sonra o bölgenin iki saat kullanılmaması ve 24 saat sert bir şey çiğnenmemesi önerilir. İyice sertleşen dolgu 24 saat sonra cilalanır.

Diş Protezi

Tüm tedavi yöntemleri denenmiş ancak dişlerdeki sorunlar çözülememiş ise başvurulan son nokta diş protezidir. Kayıp dişlerin yerine konmasıyla hastanın tekrar yemek yeme, konuşma fonksiyonlarına kavuşması ve sosyal yaşamında da güveninin geri gelmesi sağlanır. Bir diş kaybı dahi kalıcı hasarlara yol açtığından asla ihmal edilmemeli diş protezi uygulanmalıdır.

Diş protezleri dişin durumuna göre iki şekilde yapılabilir; hareketli diş protezi ve sabit diş protezi.

HAREKETLİ DİŞ PROTEZİ

Dişlerin tümüyle kaybedildiği ya da yoka yakın sayıda olduğu hastalarda hareketli diş protezi uygulanır. Kişi bu protezi kendi takıp çıkarabilir.

Protezlere alışmak birkaç hafta sürebilir. Alışmanın hızlanması için başlangıçta protezler sürekli takılabilir ancak daha sonra geceleri çıkarmak ve temiz suda bekletmek gerekir.

Hareketli diş protezlerinin çeşitli tipleri vardır:

Tam Diş Protezi

  • Ağızda hiç diş bulunmaması halinde yapılan protezdir. Takma diş de denilir.
  • Parsiyel (Bölümlü) Diş Protezi
  • Bir ya da daha fazla diş kaybının söz olduğu durumlarda parsiyel diş protezi yapılır. Dişlere ya metal tellerle veya tutucuların (çıtçıtlar) neredeyse görünmediği bir sistemle bağlıdırlar.

Geçici Diş Protezi

  • Kalıcı protezlerin hazırlanma sürecinde kişinin dişsiz kalmaması için geçici olarak takılan protezlerdir ve diş çekilir çekilmez takılırlar.
  • Overdentures Diş Protezi
  • Ağızda az sayıda diş varsa bu dişlerin üstüne ya da implantların üstüne overdentures denilen protez yapılabilir. Diş köklerinin ağızda kalması protezin tutuculuğunu arttırır.

SABİT DİŞ PROTEZİ

Eğer dişlerde aşırı madde kaybı bulunuyorsa veya şekil bozukluğu varsa sabit diş protezi uygulanır. Dişin elverdiği durumlarda diş hekimlerinin tercih ettiği protez tipidir. Hastanın ağzında sabit durur, kişinin kendisi tarafından çıkarılamaz.

Uygulama için önce hastanın kendi dişi kaplamaya uygun hale getirilir, ölçü alındıktan sonra prova yapılır ve kaplama gerçekleştirilir. İşlemler 3 – 4 seansta tamamlanır.

Sabit protezler iki alt grupta toplanır; kuron sabit protezler ve köprü sabit protezler. Yapıldıkları malzemeye göre bunlar da kendi aralarında metal, metal destekli porselen veya tam porselen olarak ayrışırlar.

Köprü Sabit Protez

Bir ya da daha çok dişin kaybı söz konusuysa ve komşu dişler sağlıklı ise kullanılan protez tipidir. Kayıp dişin karşılıklı iki tarafındaki sağlıklı dişler yardımıyla köprü yapılır.

Kuron Sabit Protez (Kaplama Diş)

Şiddetli madde kaybına uğramış dişlerde, renk değişimi geçirmiş dişlerde, şekil bozuklukları durumunda kuron sabit protez uygulanır. Kullanılan malzeme dokuyla uyumludur.

  • Metal kronlar: Arka bölgeler gibi estetik probleme yol açmayacak alanlarda kullanılırlar çünkü tümüyle altın, krom gibi metallerden oluşurlar.
  • Metal destekli porselen kronlar: Mat göründükleri için estetik açıdan tam porselenler kadar tercih edilmezler. Arka dişlerde kullanımları daha sıktır. Alt malzeme metal üstü porselen kaplamadır. Dayanıklıdır.
  • Tam porselen kronlar: Özellikle estetik açıdan tercih edilen tam porselen kronlar dokuyla da son derece uyumludur, alerjiye neden olmazlar. Işığı geçirirler böylece doğal dişlere en yakın görünümü sağlarlar.

Diş Protezine Uyum Sağlamak

Protez takıldıktan sonraki gün diş hekimi vurma yapıp yapmadığını anlamak için muayene eder ve rahatsızlık veren noktalar saptanarak düzeltilir. Protez ilk takıldığında kişinin ağzında yabancı bir cisim varmış gibi hissetmesi doğaldır.

Hareketli protezler normalde geceleri çıkarılıp temiz suda bekletilmelidir ancak alışma açısından ilk gün çıkarılmayabilir. Hastanın diş protezini rahatça takıp çıkarmaya alışması bir süre alacaktır o nedenle protezi takıp çıkarma sırasında başlarda yaşanan güçlük geçicidir. İlk günlerde sert yiyeceklerden kaçınılmalıdır ama proteze alıştıktan sonra rahatlıkla tüketilebilir.Konuşma ve telaffuzda ilk günlerde zorluk yaşanabilir ancak bu durum düzelecektir.

Diş Protezlerinin Bakımı ve Temizliği

Diş protezlerinin uzun ömürlü olması için bakımlarına özen göstermek gerekir. Her yemekten sonra fırçalamayı ihmal etmemek, diş ipi kullanmak gerekir. Fırçalamak için sert kıllı fırça kullanılmamalıdır. Temizlik için özel protez temizleyicileri kullanılabilir. Protezler 2-3 haftada bir protez temizleyici tabletin eklendiği suda bekletilmelidir. Kimyasal maddeler kullanarak temizlemeye çalışmak protezlerde hasara neden olacağından bundan kaçınılmalıdır. Temizlik işlemi yapılırken protezin düşme riskine karşın işlem havlu gibi bir örtü üstünde yapılmalıdır. Hareketli protezler geceleri mutlaka temiz suyun içinde tutulmalıdır ancak su asla kaynar olmamalıdır.Düzenli olarak kontrole gitmek diş protezlerinin ömrünü uzatır, bu nedenle altı ayda bir kontrole gidilmelidir.

Diş İmplantı

Diş implantı diş protezlerini desteklemek veya ortodontik tedavilerde sabit destek olarak kullanmak için çene kemiği ya da kafatası kemiklerinin içine cerrahi uygulama ile yerleştirilen, titanyumdan yapılmış yapay diş köküdür.

Diş implantı sayesinde daha iyi konuşma, çiğneme fonksiyonu ve daha estetik bir görünüm sağlanır.

Diş İmplantı Kimlere Yapılır?

Diş implantı özellikle alt çene dişlerini tamamen kaybetmiş olup protez taşıyanlar, üst çene dişlerini tamamen kaybetmiş olup protez taşıyanlar, alt ya da üst çenede dişlerinin bir kısmını kaybetmiş hastalar, tek dişini kaybetmiş hastalarda çok iyi sonuçlar vermektedir.

Diş implantının yapılabilmesi için kemik gelişimi tamamlamış olmalı, diş implantı konulması öngörülen bölgede çene kemiği diş implantı vidasını alabilecek yükseklik ve genişliğe sahip olmalı, kemiğin kalitesi ve dişetleri tamamen sağlıklı olmalıdır.

İdeal kemik ve dişetini elde etmek için bazen sinüs yükseltme veya dişeti grefti gibi protez öncesi uygulamalar yapılabilmektedir. Hastaya uygun diş implantı seçimi yapmak, diş implantı tedavisinin başarısında çok önemli bir etkendir. Diş implantı tedavisi öncesi hastanın genel sağlığının dikkate alınması gerekir. Özellikle kontrol altına alınamayan şeker hastalığı, kalp hastalığı, kan pıhtılaşma bozukluğu ve yüksek tansiyon durumlarında diş implantı uygulaması için önce bu hastalıkların kontrol altına alınması beklenmelidir.

 

Diş İmplantı Nasıl Yapılır?

Diş implantı uygulaması hastanın tercihine göre genel ya da lokal anestezi altında yapılabilir. Diş implantı yerleştirildikten sonra kemik ile bütünleşmesi beklenir (3- 6 ay) sonra üzerine diş protezi uygulanır. Gerçek protez takılana kadar geçici bir protez kullanılır. Protezler hekimin kararına göre hastanın kendisi tarafından çıkarılabilir yapıda ya da sadece hekim tarafından çıkarılabilir yapıda olabilir. Diş implantı tedavi süreci hastanın durumuna göre değişmektedir. Bir ya da birden çok ameliyat gerekebilir. Tam iyileşmenin birkaç ay alabilir. Hastaların diş implantı tedavisinden önce ve sonra alkol ve sigara kullanmaya ara vermesi iyileşmeyi hızlandırır.

Diş İmplantı Sonrası

Diş implantı sonrasında;

  • İmplantın ardından bölgeye yerleştirilen tampon yaklaşık 30 – 45 dakika boyunca ısırılmalıdır.
  • Operasyondan sonra hafif ağrı olabilir, bu durum basit ağrı kesicilerle giderilebilir.
  • İlk 2 gün hafif kanama olabilir, bu doğaldır. Kanama çok ise bölgeye ikinci steril gaz tamponla yarım saat boyunca baskı uygulanabilir.
  • Ameliyattan sonraki 3 gün boyunca ödem yani şişlik olabilir. Bu arada dışarıdan buz uygulanabilir.
  • İmplant uygulaması sonrası ciltte morluk olsa da geçicidir.
  • İlk günler ağız açmada zorluk olabilir, bu durum yaklaşık bir haftada kaybolur.
  • Dikiş varsa 1 hafta sonra alınır.
  • Operasyonun ardından 2 saat boyunca herhangi bir şey yenmemeli ve içilmemelidir.
  • İşlemin ardından dışarıdan buz uygulaması yapılabilir.
  • İmplantı takip eden 1 hafta süresince sıcak içecek ya da yiyecek tüketilmekten kaçınılmalıdır.
  • İmplantı takip eden 24 saat boyunca yumuşak ve soğuk gıdalar alınmalıdır (dondurma, yoğurt, soğuk püre, muhallebi gibi).
  • Operasyondan sonraki ilk gün ağız çalkalanmamalı, gargara yapılmamalıdır.
  • İlk 24 saat sert bir şekilde tükürülmemelidir. Tükürüğü emmek de zararlı olacağından yumuşak hareketlerle ağızdan uzaklaştırmak gerekir.
  • Uygulamadan 36 saat sonra başlayarak günde iki defa 2 hafta süresince gargarası ya da tuzlu su ile çalkalanmalıdır. Çalkalama süresi yaklaşık 1 dakika olmalıdır. Sonraki yarım saat boyunca bir şey yenilip içilmemelidir.
  • İmplant sonrası ilk günlerde fırçalama yavaş ve yumuşak hareketlerle yapılmalı, diş ipi kullanırken dikkatli olunmalıdır.
  • Operasyondan sonra 1 ay boyunca sigara ve alkol tüketilmemelidir.
  • Besinler bir süre implant yapılmamış tarafla çiğnenmelidir.
  • Kanama, ağrı, şişlik, morlukta artış, normalden uzun sürme, apse oluşumu gibi durummlar ortaya çıkarsa mutlaka diş hekimine başvurulmalıdır.

İmplant Sonrası Olabilecek Komplikasyonlar

İmplant sonrası olabilecek komplikasyonlar şunlardır;

  • İmplant etrafındaki kemik ve diş etlerinde iltihap
  • Çok nadir olarak diş implantının reddi
  • İmplantı etrafındaki kemikte doku kaybı
  • İmplantın kemiğe kaynamasında başarısızlık

Diş implantı Herhangi bir Yan Etkiye Neden olur mu?

Diş implantı herhangi bir yan etkiye, alerjik reaksiyona neden olmaz, kansere yol açmaz.

Diş İmplantının Ömrü Ne Kadardır?

Takılan diş implantının ömrü birçok etkene bağlıdır. Özenli, iyi bir bakım ile ömür boyu kullanılabilirler. Diş implantı sonrası ağız bakımı hekim tarafından hastaya öğretilmektedir. Genellikle hastaların 3 aylık periyodik kontrole gitmeleri önerilmektedir.

Diş Estetiği

Diş Estetiği

Diş estetiği dişleri, dudakları, diş etini birbirleri ile orantılı bir şekile getirmek, dişleri ve diş etlerini sağlıklı kılmak, aynı zamanda kişinin gülüşünü düzeltmek amacıyla yapılır.

Diş Estetiği Uygulamaları

  • Diş beyazlatma: Gıdalar (çay, kahve, sigara vb.), yaşlanma, genetik gibi nedenlerle dişlerin rengi koyu olabilir. Diş beyazlatma ile dişlerin ana rengi birkaç ton açılır. İki şekilde uygulanabilir. Bazı durumlarda her iki yöntem birlikte kullanılabilir. Bunlardan biri hekim tarafından, özel beyazlatma solüsyonları ve özel ışık cihazı (lazer ya da yüksek ışın kaynağı) kullanılarak gerçekleştirilen yöntemdir. Yaklaşık 45 dk-1 saat sürer. Duruma göre bir ya da birkaç seans şeklinde yapılır. Diğer yöntemde, kişinin dişlerine özel plaklar hazırlanır. Hasta, evde bu plakların içerisine beyazlatıcı solüsyonu yerleştirerek işlemi gerçekleştirir. Günde 4-6 saat uygulanır. Her iki uygulama sonrası da bir hafta kadar çay, kahve, kola, vişne suyu, kırmızı şarap vb. renkli içecek ve yiyecekler (çok salçalı yemekler gibi) ile sigaradan uzak durulmalıdır. Diş temizliğine özen gösterilmelidir. Bu dönemde dişlerin renklenmeye daha açık oldukları akılda tutulmalıdır.
  • Kompozit dolgu (Diş renginde dolgu): Işınla sertleştirildiğinden ışınlı dolgu, diş renginde olduğu için beyaz dolgu olarak da adlandırılır. Kompozit maddesine kompozit reçine de denir. verilmektedir. İçinde silikon dioksit parçacıkları olan bir plastik karışımdır. Dişler temizlendikten sonra özel kompozit dolgu maddesi, hazırlanan yuva içine yerleştirilir ve özel bir ışık ile sertleştirilir. Bu Porselen laminataveneer dişlerin ön yüzeylerine yapıştırılan 0,3-0,5 mm kalınlığında ince porselen dişlerdir. Çok ince ve tamamen porselenden oldukları için ışık geçirgenlikleri çok iyidir ve doğal diş gibi görünürler. ön dişlerdeki aralıkların kapatılmasında, diş dizilimi bozukluklarında, zayıf, küçük diş, diş renklenmeleri gibi birçok durumda tercih edilirler. Öncelikle alçı diş modeli istenilen formda hazırlanarak dişler üstünde denenir. Son şekile karar verildikten sonra hazırlanan laminate seramikler dişler üzerinde denenir, ve dişlerin üzerine özel yapıştırıcılar ile yapıştırılır.

Porselen Kuronlar

Çeşitli nedenlerle aşırı zarar görmüş dişlerde uygulanırlar. Metal destekli, metal desteksiz ve zirkonyum destekli olmak üzere değişik şekilde gruplandırılabilirler. Genellikle metal destekli porselen kronlar kullanılır ancak estetik amaç daha fazlaysa metal desteksizler tercih edilir. Kuronlar doğal diş görünümündedir ve dişin köküne yapıştırılırlar.

  • Porselen köprüler: Ağızda az sayıda diş eksikliğinde uygulanır. Eksik bölgenin her iki tarafında da sağlıklı dişler mevcutsa, bu komşu dişler küçültülür, özel kaplamalardan destek alınılarak ara boşluklar doldurulur.  Metal destekli seramik, metalsiz seramik, porselen laminate gibi çeşitleri vardır.
  • Porselen inlay / onlay dolgular : Büyük dolgu gerektiren dişlerde ya da kanal tedavisi yapılan dişlere uygulanan dolgulardır. Porselen materyal olduğu için zamanla renklenme olmaz. Yaklaşık 2 seansta işlem tamamlanır.
  • Ortodonti – diş teli: Diş telleri genellikle çocuklarda, dişlerdeki düzensizlikler ve çene bozukluklarının tedavisinde kullanılır. Yaklaşık kullanım süresi 1-1,5 yıldır. Yetişkinlerde de dişler arası çarpıklık ancak bu şekilde tedavi edilebilir. Diş telleri porselen, metal ve kompozitlerden olabilir. En çok tercih edileni metal olandır. Telleri dişlerin ön kısmına yerleştirilebilen ve arka kısmına yapıştırılan lingual diş telleri olarak iki çeşittir. Diş teli takıldıktan sonra 3-10 günlük bir alışma dönemi olur. Bu süreçte dişlerde biraz sızlama tarzında ağrılar meydana gelse de, bu geçici bir durumdur. Tedavi süresince ağız bakımına dikkat edilmesi, teller çıkarıldığında altta oluşmuş olabilecek çürükleri önlemek açısından önemlidir.
  • Diş eti estetiği (Gingivoplasti ): Diş estetiğinde diş etinin şekli ve pozisyonu da önemlidir. Diş etlerinin asimetrik olduğu  ya da gülümseme sırasında fazla görüldüğü durumların (gummysmile-diş eti gülümsemesi) giderilmesi için dişetine  yapılan müdahaleye diş eti estetiği denir. Genellikle dişetlerinden bir miktar kesilerek işlem gerçekleştirilir.

Lamina Porselen (Yaprak Porselen)

Lamina porselen ya da halk arasındaki adıyla yaprak porselenin en önemli özelliği sağlam diş yapısında kaybın çok az olmasıdır. Dişler kesilmez, sadece ön yüzleri 0.3 – 0.7 mm civarında inceltilir. Daha sonra buraya porselen diş laminaları yapıştırılır. Özellikle dişlerin dizilim bozuklukları, ön dişlerdeki aralıkların doldurulması, dişlerdeki istenmeyen renklenme-lekelenmeler, zayıf ya da küçük dişlerin normal boyuta getirilmesi için kullanılırlar. Işık geçirgenlikleri son derece yüksek olan, çok ince ve tamamen porselen yapıdaki yaprak porselenler doğal diş gibi göründükleri için çok estetik dururlar. İstenilen formda hazırlanan alçı diş modeli dişler üstünde denenip, son haline karar verilir. Ardından lamina porselen dişler üzerinde denenir ve dişlerin üzerine özel yapıştırıcılar ile yapıştırılarak işlem sonlandırılır.